logo

ABD Kendi Felaketine Koşuyor..

dolar-kuru-bugun-ne-kadar-10-eylul-2018-dolar-euro-fiyatlarinda-son-durum,Fgt_lUaA9UymHroan_Vr0w[1]ABD KENDİ FELAKETİNE KOŞUYOR

Dolar ticari-finansal hareketlerde en fazla kullanılan uluslar arası rezerv para. Döviz olarak dünyadaki payı %65 civarında. Ayrıca, yeryüzündeki kontratların büyük çoğunluğunun dolar cinsinden yapıldığı da bilinmektedir.  Bu durum ABD’ye güç veriyor. Dolar olarak tutulan rezervler, yapılan dış ticaret, finansal hareketler ve yapılan kontratlar dolara güç katıyor ve onu değerli kılıyor.

ABD dünya ticaretindeki payı en büyük ülke. Bir bu durumu, bir de doların gücü sayesinde dünya fiyatlarını değiştirebilecek güce sahip.  İhracatını arttırmak istediğinde düşük dolar, ithalatını arttırmak istediğinde güçlü dolar politikası izliyor. Uluslararası likidite ihtiyacını göz ardı ederek kendi ekonomisinin konjonktürel durumuna göre doları indirip çıkarıyor. Doların değerini düşünmek zorunluluğu dahi duymuyor. Çünkü doların değerini dolar olarak rezerv tutan ülkeler, kontratlarını dolar üzerinden yapanlar, dış ödemelerini dolarla yapan şirketler, dolar olarak borçlanan ülkeler ve kurumlar düşünmek zorundalar. Zaten ABD bunu taa 1972’de o zamanki hazine bakanının ağzından ilan etmişti.  O zamanki bakan John Connally dünyaya meydan okumuştu: Dolar bizim paramız ama sizin probleminiz”. 

Fakat, altına tanımlı olmayan paraların değeri sadece o paraya duyulan güvene bağlıdır. Diyelim ki, ABD’de hispanikler, siyahlar ve eski Amerikan yerlileri birlikte bir başkaldırı eyleminde bulunsalar, ABD’de kuvvetli bir sosyal ve siyasal istikrarsızlık meydana gelse, dolar tepetaklak gider. Çünkü bu durumda ABD’ye portföy sermayesi akmaz olur. Portföy sermayesi akmayınca da ABD büyük bir finans krizine girer.

O halde doların güvenirliği dünya için önemli olduğu kadar ABD için de önemlidir.  Oysa ABD başlattığı ticaret savaşı ile kendi konumunu sarsıyor. ABD ekonomisi güçlü, ama tek başına ABD ekonomisi dünyayı karşısına alacak kadar da güçlü değil, olamaz.  Ticaret savaşı diğer ülkeleri kendi aralarındaki ticareti geliştirme yolları aramaya ve bulmaya iter. Bu durum doların yerine başka paraların ikame edilmesini kolaylaştırır. Bundan dolayı, doları bir tehdit unsuru ve silah olarak kullanan ABD, en önemli ekonomik gücünü tahrip etmektedir. İran’a “dolarla ticaret yapamazsın” diyor. Bu kararı nitelemek gerçekten zor. Çılgınlık mıdır, nedir; dolarizasyonun tam tersi bir süreci başlatacak bir karardır.

Türkiye ekonomisi yeni istihdam yaratma kapasitesi, büyümesi, dış ticaretindeki büyüme, kamu finansmanı, sıkı para politikası gibi göstergelerde problemsiz. Cari açık tehlike sınırlarında değil. Özel sektörün döviz borcu biraz fazla. Bu da sindirilmeyecek bir dengesizlik unsuru değil. Böyleyken, ABD Türkiye’ye karşı doları füze olarak kullanıp saldırıya geçiyor. Hadise henüz yaşanıyor, henüz oluşum safhasında ve ekonomik olayları yorumlayabilecek herkes açısından adeta ekonomi magazini durumunda.  Bu saldırısı bizi biraz etkiler, bu doğru; ama uzun vadede doları daha fazla etkiler.

Türkiye dış ticaret hacmi 400 milyar dolarlık bir ülke.  Türkiye’nin yaşayacağı bir kriz ticaret yaptığı ülkeleri de dış ticaret yansımasıyla  etkiler.  Daha fazlası, dolar üzerinden ekonomik savaş hadisesi  dolara, ABD tahvillerine ve ihtiyat fonu olarak tutulacak diğer aktiflerine talebi daraltır. Bundan uzun vadede ABD zarar görür.

Peki, ABD bu kötü faturayı göremiyor mu?

Bu okunması zor bir tablo değil.  Ezberin ötesine geçen her iktisatçı bunları görebilir. Ama, ABD’nin Türkiye üzerinde bozulan hesapları doların uğrayacağı güven kaybından çok önemli.

Türkiye ABD’nin en büyük küresel güç pozisyonunu sarsıyor. Suriye’de, Filistin’de, Katar’da böyle oldu. ABD’nin DAEŞ oyununun patlatılmasında Türkiye önemli bir oyuncudur. PKK ve FETÖ ABD’nin elinde patladı. Dahası, Türkiye Afrika’da Kilise’nin 3.Binyıl Amaçları’nı engelliyor. 3.Binyılda Afrika’yı Hristiyanlaştırmak isteyen Kilise Somali’de, Çad’da, Burkina Faso’da, Uganda’da…karşısında Türkiye’yi buluyor.  Türkiye Sudan’la-Nijerya ile yetinmiyor. Bütün Afrika ile ilişkilerini sıkılaştırıyor. İlgisi Güney Amerika’ya uzanıyor, BRICS ülkelerine uzanıyor. BRICS ülkeleri Dünya Ticaret Örgütü nezdinde yürütülen dış ticaretin serbestleştirilmesi müzakerelerinde ABD-AB ülkeleri karşısındaki güçlü bloktur.

Carl Yung adlı ünlü psikolog kişiliğin oluşumunu kolektif bilinç altına bağlar. Bu açıdan tümüyle Batı ve ABD bizi bizden iyi biliyorlar. Sahip olduğumuz kültürel mirasın farkındalar. Cemil Meriç “bütün camileri yıksak, bütün Kur’an-ı Kerimleri yaksak, Avrupalının gözünde Osmanlıyız, yani İslam” diyor.

Batı, kurduğu küresel sömürü/kölelik düzenine meydan okuyacak ve başedecek tek kültürel gücün İslam’da olduğunu biliyor. İslam’ın motor gücünün de Türkiye olduğunu biliyor. O halde İslam uygarlığının yeniden ihyasını önlemek için önce Türkiye’yi dizletmek şarttır. 180 senedir üzerimizde oynanan oyun İslam’ı Batı için bir tehlike olmaktan çıkarmayı amaçlıyor. Yani Batı, silahla olsun, sanatla olsun, bilimle olsun, küresel düzenleyici kuruluşlarla olsun, dolarla olsun…Türkiye üzerinden İslam ile savaşıyor, Allah ile savaşıyor. Bu savaş Sovyetler’in çökmesinden bu yana daha pervasız ve açıktan yürütülüyor.

ABD’de Evanjelistler ve Siyonistler ne kadar güçlü, bunu herkes biliyor. Zaten onlar da bunu dünyanın gözüne sokmak için her şeyi yapıyorlar. Kendi gelecek kurgularını dünyaya dayatmak için beyni bozuk bir figüre ihtiyaçları vardı, onu buldular: Trump!

Dolar uluslar arası rezerv para olmaktan çıkarmış, dünya ticareti daralırmış, Dünya Ticaret Örgütü kuralları altüst olurmuş, karşı güç merkezleri  oluşurmuş…mesela dış ticaret yeni bir düzende kendine yol bulurmuş, finansal sistem sıkıştırıldıkça Asya Para Fonu gibi yeni uluslar arası düzenleyici kuruluşlar yaratılırmış…bunlar Evanjelistlerin ve Siyonistlerin umurunda bile olmaz. Tanrıyla savaşacak ve Tanrı’ya kurallarını dayatmaya kalkacak kadar sapık 2 akraba gavurluk türü dünyanın başına bela olmaya çalışıyor.

Türkiye’de ise dolar üzerinden saldırı karşısında “bizim de Allah’ımız var” diyen Cumhurbaşkanı’nı alaya almaya kalkan beyni bozuklar kategori dışı bir varlık türü oluşturuyorlar.

Evet, bizim de Allah’ımız var. ABD kendi felaketine koşuyor.

Ahmet Atılgan

 

 

 

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

isparta mutlu son masaj