logo

11 Şubat 2018

Afrin harekatı ve Armagedon

Afrin harekatı başarıyla devam ederken ABD cephesinden gerilimi tırmandıracak demeçler ve atrikasyonlar da devam ediyor. İsrail’in Suriye hava sahasını ihlal etmesi ve Suriye hava savunma sistemlerinin bir İsrail uçağını düşürmesi ABD’nin yeni bir cephe açması planı olarak ta gelişebilir.

İsrail’in Suriye’nin güneyini işgal etmesi Suriye’ye karşı bir harekat değil, Türkiye’ye karşı ABD’nin yanında sahada fiilen yer almak demek olacaktır.

2011 yılında Suriye’de iç savaş patlak verdiğinde ABD ilk başlarda bu olaya seyirci kalmış, sadece demeçlerle müdahil olmuştu. Ancak Türkiye’de ki çözüm sürecinin sonlanmasıyla Suriye olayına fiilen dahil olmuştu. Ne tesadüf ki Irak’ta mücadele eden DEAŞ örgütü de aynı zamanlarda Suriye topraklarında görülmeye başlamış ve kısa zamanda Türkiye sınırına bayrak asmıştı.

ABD’nin bu plan değişikliğinde Evangelist Siyonistlerin parmağı olduğu gün geçtikçe daha net anlaşılmaya başlandı. Evangelistlerin işin içinde olması Türkiye’de ki Afrin harekatı karşıtları içinde bir cevap niteliğindedir.

İsrail’in yavaştan yavaştan Suriye sahasına girmesi ABD’nin Türkiye’den çekindiğini de göstermektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarla Afrin’den sonra sıranın Menbiç’te olduğunu hatırlatması ve sonrasında gelen diplomatik temaslar konunun ciddiyetini de göstermektedir.

İsrail saldırıları diplomasi trafiğine bir etki aracı olarak ta düşünülebilir. Ama bir gerçek var ki ABD, PKK/PYD kartını kullanmakta hala ısrarcıdır. Peki bizim bu durumda geri atmamız beklenilebilir mi? Bu soruya evet dersek tehlikeye de demir atmış oluruz.

Bugün Irak’ın parçalanması, Kuzey Irak’ta bir federe Kürt devletinin kurulması ve o yıllarda bitme noktasına gelen PKK’nın tekrar güçlenmesi, ABD’nin Çekiç güç oyununa gelmemiz sonucunda olmuştur. Irak’ın kuzeyinde aleyhimize gelişen olaylar maalesef kendi ihmal ve hatalarımız sonucunda olmuştur.

1991 yılında Kürtleri Saddam’ın zulmünden kurtarmak için kurulan Çekiç güç’e en büyük destek Türkiye’de ki İncirlik üssünden ve Pirinçlik üssünden sağlanmıştı.

Filmi başa aldığımızda Çekiç güç oyununun bir benzerinin de Suriye’de oynandığını görüyoruz. O zaman Saddam kötü adam rolünü üstlenmişti, şimdi ise DEAŞ Saddam’ın rolünü üstlenmiş gözüküyor. Bugün Suriye’de oynanan oyun 1991 Çekiç güç oyunun devamı niteliğindedir.

ABD’nin işin içine İsrail’i de katması PKK/PYD’yi desteklemeye devam etmesi güneyimizde PKK terör devletini kurmayı iyice kafasına yerleştirdiğini göstermektedir.

Bu durumda Türkiye’nin geri adım atma lüksü yoktur. Kurulması düşünülen PKK devletinin en önemli görevi Türkiye’yi terörle istikrarsızlaştırmak olacaktır. İsrail’in  öteden beri en büyük arzusu da budur.

Ancak ABD ve İsrail’in rakibi bu sefer öyle sıradan bir rakip değildir. Karşılarında dünyanın en güçlü ordularından bir tanesi vardır. Irak’la Türkiye’yi mukayese etmek intihar etmekle eş değerdir. Kaldı ki Türkiye’de ki yönetim onların hayal edemeyeceği kadar millidir, akıllıdır ve cesurdur.

Ne kadar muhalefetten destek alırlarsa alsınlar, milletimizin kahır ekseriyeti Devletimizin ve Ordumuzun yanındadır.

Armagedon savaşına hazırlananlar arkasına saklanacakları ağaçları da hazırlasınlar.

 

Yeni Yorumlar Kapalı.

isparta mutlu son masaj