logo

Âşık-Ozan Günleri Programı Gerçekleştirildi

Çankırı Karatekin Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü ile Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şubesinin düzenlediği “Âşık-Ozan Günleri” programı 22 Şubat 2017 Çarşamba günü Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Programa Çankırı Karatekin Üniversitesi Genel Sekreteri Sadık Yılmaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü M. Kemal Karatatar, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Turgut Ünal, akademisyenler, bazı kurum müdürleri, STK Temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Çankırı Karatekin Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü Müdürü ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Çankırı Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. İbrahim Akyol, açılışta yaptığı konuşmada, Türkçeyi daha ileriye taşımak için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdi.

Âşıklık geleneğinin Türk toplumu için çok önemli olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. İbrahim Akyol, “Âşıklık geleneği Türk toplumunda olduğu gibi Çankırı’nın da temel değerlerinden birisidir. Özellikle Çankırı ile ilgili araştırma yapanlar Yapraklı panayırının Çankırı âşıklık geleneğinde önemli bir yere sahip olduğunu bilmektedirler. Biz bu geleneğimizi günümüzde de yaşatmak istiyoruz. Bu çerçevede âşıklık günleri programı düzenledik.” dedi.

Programın moderatörlüğünü yapan Çankırı Karatekin Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Abdulselam Arvas ise âşıklık geleneği hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

Âşıklık geleneğinin temelinin Orta Asya’ya kadar uzandığını dile getiren Arvas “Âşıklık geleneğinin öncesi olan başka gelenekler de var. Kökenleri Orta Asya’ya dayanan ve âşıklık geleneğini besleyen gelenekler var. Eskiden Şamanlar, ozanlar vardı. Şamanlar ve ozanlar bugünkü âşıkların ortak yönü olan doğaçlama şiir söyleyebilmeleri ile bilinir. Dolayısıyla âşıklık geleneği de çok eski kökenleri olan bu geleneklere dayanmaktadır. Anadolu’da yeni bir öz oluşturan âşıklar bugüne kadar gelmiştir.” dedi.

Herkesin âşıklık geleneğini sürdüremeyeceğini vurgulayan Doç. Dr. Abdulselam Arvas “Âşık olmak herkesin harcı değildir. Âşık olacak insanda belli özellikler olmalı elbette. Öncelikle Allah vergisi söz söyleme hüneri olacak. Saz çalmasını bilecek. Saz çaldıktan sonra ustası varsa ustasından mahlas alacak. Eğer ustası yoksa bir rüya görmüşse âşık, bu rüyayla kendisine bir mahlas verilecek. Bu anlamda söz söyleme, saz çalma, mahlas alma ve usta çırak ilişkisi çok önemli.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından “Âşık Celali” olarak tanınan Celal Yenitürk ile “Âşık Mustafa Serdali” olarak bilinen Mustafa Akbıyık tarafından âşıklar atışması gerçekleştirildi. İkilinin atışması, büyük beğeni aldı.

 

 

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

Çankırı.Tv Daha Söyleyecek Çok Sözümüz Var