Akıl neden verildi insana?..Sevdayı tanıyasınız diye.. Yani sevdayı tanımak için, önce akıl lazım geliyor demek ki.
Şu halde kim der ki, akıl sevdanın peşinde diye.. Yani, donanımlı akıl, herzaman sevdayı tanır, bazen sevdayı erteler, bazen de başka sevdalara yelken açar.. ... Tabiyet akılla olur. Tabi olmak, sürekli akılla test edilmelidir..Akılla test ettiği sevdaya , bir kere daha bağlanmak ister insan. Yoksa Allahın lutfu aklı yok sayarsanız, geçemiyorsa sevdanız akıl testinden ,birkere düşünün..Çünkü aklınız sizi sınıyor demektir. Önünde sonunda, aklınız sevdanızı "terk" edecektir. Yazık ki hep böyle olmuştur. ... Bir yanda sevda dedik.. 70 li yılların ortalarından beri, yani Hocam Erbakan'ın en verimli çağında bir çoğumuz "sevda"yı tanıdı. Aslında ,yol açtı sevdayı tanımaya. Vesile oldu. O sevda treninin içinde ideolog üstadlarımız vardı. Bir ara kayıp gitti ufkumuzdan..Oysa hep varlardı. Bizim gibi , onlar da akıl tutulmaları yaşadılar. Bir ara sevda yerine "onları" koyduk... Hocam Erbakanı mesela.. ... 70 li yılların başında, en verimli çağında Hocamız Erbakan'ın işaret ettiğine sevdalandık. Pekala şimdi ne oldu?.. ... Akılla bulunur sevda.. Ve "Ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür".. Numan KURTULMUŞ mu?.. Milli Görüş için.. Tam verimli çağı... ... Sevda uçup gitmez akıldan, bazen sevda akılla bulunur bazen da aklına hükmeder.. Yani karşı karşıya değil içiçedir.. Yani Numan KURTULMUŞ bundan böyle Milli Görüş'ün tam orta yerindedir.. Tam verimli çağındadır... ... Çünkü artık hepimiz "sevda"yı tanıyoruz.. Ve hepimiz o sevdanın içindeyiz. Kanatlanıp uçmak istiyoruz..