Form Ba -Bs lerde Yargı Maliye'ye Ders Vermeye Devam Ediyor
Gelir İdaresi Başkanlığı yayımladığı tebliğ ve sirkülerle gerekli açıklamaları yapa dursun yargıda kanun açık hükmünü gerekçe gösterip çoğunlukla mükelleflerin lehine karar veriyor, vermeye de devam ediyor.
YARGI, “FORM Ba ve Bs” de MALİYE’YE DERS VERMEYE DEVAM EDİYOR
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca elektronik ortamda verilmesini istediği beyanname ve bildirimler ile “Form Ba”, “Form Bs” süresinde vermeyen mükelleflere uygulamanın başladığı dönemden itibaren hiçbir uyarı yazısı gönderilmeden Vergi Dairelerince Vergi Usul Kanunu Mükerrer 355. Maddesinin açık hükmüne rağmen yine bu maddeye dayanılarak Özel usulsüzlük cezası kesilmektedir. Son zamanlarda sırf bu yüzden pek çok mükellef konuyu yargıya taşımıştır.
Gelir İdaresi Başkanlığı, vergi beyannamelerini ve bazı bildirim ve formları İnternet ortamında verilmesini şart koşmaya başladığı tarihten itibaren süresinde bu ödevlerini yerine getirmeyen mükelleflerce konu yargıya taşındığından zamanımıza kadar pek çok kere yargı karşısında yaptığı tarhiyatları savunmak zorunda kalmıştır.
Gelir İdaresi Başkanlığı yayımladığı tebliğ ve sirkülerle gerekli açıklamaları yapa dursun yargıda kanun hükmünü gerekçe gösterip çoğunlukla mükelleflerin lehine karar veriyor, vermeye de devam ediyor. Zira, V.U.K. Mükerrer 355.maddesinde mükellef grupları itibariyle cezaları açıklamış, “Bu hükmün uygulanabilmesi için bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde, bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şarttır” hükmü madde metninde bulunduğu sürece Form Ba ve Form Bs nin verilmesi, gönderilme süreleri ve cezalarla ilgili bilgiler Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanmış bulunan 362, 381, sayılı VUKGT. leri; 25,32 sayılı VUK İç Genelgeleri; 20, 25, 32 sayılı VUK Sirkülerine rağmen yargı genellikle mükelleflerin lehine karar vermeye devam edeceğe benziyor.
Bunun üzerine Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı son bir hamle daha yaparak ikinci bende ilave yaptı. 3.7.2009 tarih ve 27277 sayılı resmi gazetede yayımlanan 5904 sayılı kanunun 22. Maddesi ile mükerrer 355. Maddenin ikinci fıkrasının sonuna 1.8.2009 tarihinden geçerli olmak üzere “Ancak, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmaz.” Böylece durumu kendi lehine çevirmeye çalışmış; 04 Şubat 2010 tarih ve 27483 sayılı resmi gazetede yayımlanmış bulunan 396 sayılı VUKGT. İle Söz konusu Ba ve Bs Verme yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri hakkında açıklama yapılmıştır. Buna rağmen bu tarihten sonra da verilen Mahkeme kararlarında ceza kesilmeden önce durumun mükelleflere yazılı olarak bildirilmesi şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile idare aleyhine sonuçlanmaya devam etmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355. maddesi hükmüne dayanılarak; mükelleflerin gereksiz yere mahkeme kapılarında hak arama mecburiyetinde bırakılmalarının önlenmesi gerekir. Onların maddi ve manevi yönden uğradıkları veya ileride muhtemelen uğrayabilecekleri mağduriyetlerinin önlenmesi; Vergi dairelerindeki davalık işlem dosyalarının kabarmasının önlenerek giderek azaltılması için 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355. Maddesini tereddüde yer vermeyecek şekilde yeniden yazılması gereğini Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının öncelikli işleri arasında görmesi gerekir diye düşünüyorum. Zira yargı aşağıdaki Bölge İdare Mahkemesi kararında olduğu gibi konuyu çok güzel özetleyerek uyarı ve denetim görevini yerine getirmiş olacak, vergi idaresi bu davaları sürekli olarak kaybedeceğe benziyor. Bizden uyarması…
…. Bölge İdare Mahkemesinin süresinde elektronik ortamda gönderilmeyen Form Ba ve Form Bs ile ilgili 12.05.2010 tarihli ve E: 2010/299, K: 2010/242 Kararı şöyledir:
İTİAZ EDEN VE KARŞI TARAF( DAVACI) : …
İTİRAZ EDEN VE KARŞI TARAF (DAVACI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı adına Ba – Bs formlarını elektronik ortamda vermediği nedeniyle 2008/1, 2, 3, 4, 5 dönemleri için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada; Vergi Usul kanunu ve Resmi Gazetede yayımlanmış bulunan Genel Tebliğ hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Maliye Bakanlığının beyannameler ve eklerini elektronik ve kağıt ortamında verilme zorunluluğunu getirme yetkisi olduğu ve bu zorunluluğa uyulmaması halinde özel usulsüzlük cezası kesileceği, takvim yılında tebliğde belirtilen hadlerin altında kalmış olması nedeniyle bildirim verme zorunda olmayanların diğer bir ifade ile alış – satışları olduğu halde yaptıkları alış ve /veya satış tutarları tebliğde belirtilen altında kalmış olanların da bu formları vermelerinin gerektiği, dava dosyasının incelenmesinden, elektronik ortamda verilmesi gereken Ba – Bs formlarının verilmediği gerekçesiyle uyuşmazlık konusu cezaların kesildiği anlaşıldığı, hal böyle olunca, 2008/1, 2, 3, 4, 5 dönemleri Ba ve Bs formlarını vermediği açık olan davacı adına özel usulsüzlük cezası kesilmesinde mevzuata aykırılık bulunmazken 16.6.2009 tarih ve 5904 sayılı kanununla 1.8.2009 tarihinden geçerli olmak üzere 1.490 TL olan ceza miktarı 1000-TL olarak belirlendiğinden lehe olan kanun hükmünün geçmişe yürüyeceği noktasındaki ceza hukuku genel ilkesi idari cezalar içinde geçerli olacağından her bir dönem için 1.490 TL olarak ( toplam 7.450 TL) kesilen cezaların her bir dönem için 1000TL’ye isabet eden (toplam 5000TL) kısımlarında yasaya aykırılık bulunmamakta, bu tutarı aşan kısım üzerinden kesilen cezalarda ise yasal isabet olmadığı, her ne kadar 213 sayılı Yasanın mükerrer 355. Maddesi esas alınarak ceza kesilebilmesi için öncelikle yazılı uyarıda bulunulması gerektiği iddia edilmiş ise de belirtilen formların kağıt veya elektronik ortamda verilmesi ile ilgili düzenlemenin kanunun verdiği yetkiye dayalı olarak Maliye bakanlığınca belirlendiği ve bildirimlerin verilme sürelerinin de genel tebliğlerle duyurulduğu hususu dikkate alındığında bu iddiaya itibar edilmediği gibi mükerrer 355. Maddeye 16/6/2009 tarih ve 5904 sayılı Kanunun 22. Maddesiyle….bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartı aranmayacağının kurala bağlandığı gerekçesiyle, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının her bir dönem için 1000 TL’ye isabet eden kısımlarının tasdiki, fazlasının terkin suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönünde verilen … Vergi Mahkemesi’nin 31/12/2009 günlü E: 2009/770, K:2009/1292 sayılı kararının: itiraz eden davalı idare tarafından, Başkanlıklarının hasım mevkiinden çıkartılarak husumetin işlemi tesis eden ….Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne yöneltilmesi gerektiği, davanın ilgili aylara ilişkin Form Ba ve Form Bs bildirimlerini vermediği için 213 sayılı Yasanın mükerrer 355/1 maddesine göre bu dönemlerde yürürlükte olan 1.490 TL tutarından özel usulsüzlük cezası kesildiği, Resmi Gazetede yayımlanan tebliğ ile bildirim formlarını elektronik ortamda veya kağıt ortamında belirlenen süre içinde vermeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında 213 sayılı Yasanın mük. 355. Maddesine göre özel usulsüzlük cezası kesileceğinin bildirildiği, Maddede öngörülen ceza miktarının 01.08.2009 tarihinde yürürlüğe giren Yasa hükmü ile indirildiği, indirilen ceza miktarının bu tarihten sonraki beyanları kapsadığı, davacının 01.08.2009 tarihinden önceki fiilleri için o tarihte yürürlükte olan yasa hükümlerine uygun olarak kesilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygun olduğu iddiaları ve dilekçede yazlı diğer iddialarla davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmı, davacı tarafından da; kesilen özel usulsüzlük cezalarının Vergi Usul Kanununun lafzına ve ruhuna aykırı olduğu, ceza verilebilmesi için yazılı bildirim yapılması gerektiği, iddiaları ve dilekçede yazılı diğer iddialarla kararın davanın kısmen reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALI İDARE SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ : Davalı idare itirazının reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren …. Bölge İdare Mahkemesi’nce itiraz dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İstem; davacı adına 2008/1, 2, 3, 4, 5, dönemleri Ba ve Bs formlarını elektronik ortamda vermediği nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada; davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının her bir dönem için 1.000 TL’ye isabet eden kısımlarının tasdiki, fazlasının terkini suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönünde verilen Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mük. 355. Maddesinin, dava konusu cezanın sebebi fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan şeklinde; bu kanunun 86, 148,149, 150, 256 ve 257. Maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mük. 257. Madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan Kamu ve idare müesseselerine bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticileri dahil;
Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.490,00.-TL (2008 yılı için) özel usulsüzlük cezası kesileceği,
Bu hükmün uygulanabilmesi için bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde, bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanun’un ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır.
Olayda, davacının vermekle yükümlü bulunduğu Ba – Bs formlarını elektronik ortamda vermediğinden bahisle, 2008/1, 2, 3, 4, 5 dönemleri için adına 213 sayılı Kanun’un mük. 355. Maddesi uyarınca her bir dönem için 1.490,00-TL olmak üzere toplam 7.500,00.-TL özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan kanun hükmüne göre, Ba-Bs formlarının elektronik ortamda verilmediğinden dolayı özel usulsüzlük cezasının kesilebilmesi için, öncelikle ilgililere bilgi ve ibraz ödevlerini eksik yada hiç yerine getirmemeleri durumunda haklarında Kanun’un ceza hükümlerinin uygulanacağının ayrıca yazılı olarak bildirilmesi gerekmekte olup, dava konusu olayda ise, davacıya bu yönde bir tebligat yapılmadığından, davalı idarece, 213 sayılı Kanun’un mük. 355.maddesine göre tebligatta bulunulmadan kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında yasal isabet bulunmamaktadır.
Davalı idarece, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257’ maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığınca Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile yazılı bildirim koşulunun gerçekleştiği iddia edilmekte ise de Vergi Usul Kanunu’nun yukarıda anılan 355. Maddesinin açık hükmü karşısında, söz konusu iddiaya itibar edilmemiştir.
Bu durumda; dava konusu özel usulsüzlük cezalarının hukuka aykırı bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, itiraza konu Mahkeme kararının davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının her bir dönem için 1.000,00.-TL ye isabet eden kısımlarının tasdiki suretiyle davanın kısmen reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu özel usulsüzlük cezalarının hukuka aykırı olması nedeniyle Mahkeme kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davalı idare itirazının reddine, davacı itirazının kabulüne, ..Vergi Mahkemesi’nin 31.12.2009 günlü E: 2009/770; K: 2009/292 sayılı kararının (özel usulsüzlük cezalarının 1.000,00.-TL’den) fazlasının terkini suretiyle davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmasına, davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının her bir dönem için 1.000,00.-TL ye isabet eden kısımlarının tasdiki suretiyle davanın kısmen reddine ilişkin kısmının bozulmasına, işin esasına girilerek davanın kabulüne, özel usulsüzlük cezalarının terkinine, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan toplam (39,10+59,25) 94,33.-TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarece itiraz aşamasında yapılan 10,00-TL posta giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 12/05/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.