Tarihte türlü türlü eğlence şekilleri ile insanlar hoşca vakit geçirmek istemiş olabilirler. Hatta kumarı bile eğlence niyetiyle oynadıklarını iddia edenler çoğunluktadır.
Dolayısı ile Ömer TÜRKOĞLU beyin Çankırı Postası sitesinde "Köçeğim, Köçeksin, Köçek…" başlıklı yazısına itirazlarımız olacak müsaadesiyle. Biz kendisi gibi tarih sosyolojisi bilgisine sahip elbette değiliz. Ömer Beyin bu konuda gerçekten bir çoğumuza ders verecek birikimin olduğunun da farkındayız. Ömer bey yazısında Köçeklik konusuna değinmiş ve yazısını tamamen şu özete oturtmuş.. "Dolayısıyla bugünün ahlâk anlayışı, toplumsal ve genel geçer kural ve kaideleriyle geçmişteki bir eğlence türünü karalamak, daha da vahimi bundan utanç duymak, alınmak, hele hele konuya memleket noktasından bakmak, abesle iştigaldir, yersizdir. Hem de öyle yersizdir ki bu oyunu icra edenleri televizyonlara çıkararak belli bir ilin folkloruymuş gibi sunmak kadar yersizdir." Bu konuyu irdeleyenler ve eleştirenlerin amacı, köçekliğin tarihteki dayanağını ve gerekçelerini yargılamak değildir. Yani tarihte hangi ihtiyaçlardan çıktığı ve ne tür eğlencelerde icra edildiği değildir. İşte bu konu tamamen Ömer Bey ve bu tür konuları incelemeye araştırmalara meraklı olanların işidir. Tıpkı zennelik gibi kadınların olamadığı ve ayıplandığı yerlerde kadın kılığına girmiş erkeklerin bu tür eğlencelere kadın görüntüsü ve oyunları ile katılıyor olmalarının kendi içinde tutarlı bir tarafı vardır. Fakat kadınların artık luzumlu olduğu hallerde(!) anadan üryan dans edebildiği ortamları çoktan aşmış durumda olduğumuz düşünülürse Köçeklik dediğimiz şeyin artık maksada hizmet(!) etmediği anlaşılacaktır. Yaran içindeki olumsuzları ve Köçeklik gibi nerede ise insanımıza yapıştırılan bu yaramaz şeylerden sıyrılmayı ve tarihe gömmeyi istemek elbette önemlidir. Köçeklik ne erkekliğe, ne onu izleyip ondan eğlenenlere yakışmaz. Bir başka gocuntu ise, köçeklik hakkındaki eleştirilerde bir homosekseksüllek arayışıdır. Köçekliğe eleştiri getirirken kimsenin doğrudan köçekleri böyle itham ettiğini düşünmüyorum. Yani asla kimse köçekleri bu manada itham edemez. Fakat muhtemeldir ki pedagojik te bir vakıa dır. Yani çocuklarımıza örnekliği anlamında nahoş bir durumdur. Ömer Hoca yazısının sonunda " Maganda Kurşunu"ndan bahsediyor. Aslında toplumsal bir yara olan bu konu da ne yazık ki silah kullanmayı bile yarım yamalak yapmaya başladığımıza işarettir. Halbuki silah namustur ve orta yerde görünmez. Bunun adı Teşhir sapkınlığı'dır. "Kimin makinası daha iyi atar" ı tıpkı kültürümüze yapışmış "gece de kaç kere" ye denk düşmekte olan apayrı bir sapkınlıktır. Yani Köçek değiliz..Ve Olmayacağız..
Yazan: serkan küpeli serkanqbetabilgiislem.com
- IP kayıtlı
14.04.2010 - 15:38:19
Merhaba...
Degerli hemşerim yazınızdaki konu önemli bir olayın netlige kavuşması açısından cok önemli.Köçek oyunu son zamanlarda medyada malesef Çankırının yöresel bir oyunuymuş gibi lanse edilmektedir.Biz CANDEF yönetimi olarak son toplantılarımızdan birinde bu konuyu tartıştık.Bütün arkadaşlarımızın ortak tavrı bu erkek dansöz kılıklı ucubelerin, bu zevzek oyunlarından son derece rahatsız oldugu yönündedir.Sevgili Ömer bey kardeşimiz her ne kadar tespit yaptıgını söylesede, bunu acıkca tasvip etmedigini söylemesini beklerdik.Çankırımızın bu köçekcilikle ilgisi tarihsel olarak varmış gibi görünsede bu olay başka ili ilgilendirmektedir saygılar
Yazan: Vahap Horata vahaphorata@yahoo.com
- IP kayıtlı
12.11.2009 - 20:12:18
Çankırı'da mı yoksa Kastamonu'da mı bu kültürün merkezi bilmiyorum ama, Pursaklar'da sokak ortasında fistan giymiş erkeklerin şıkır şıkır oynayarak düğün konvoyu içinde yürüyerek gittiğini görmüş ve hayli taacüp etmiştim. Belki kültürün arka planında erkekler arası eğlenceler, ahi yaren teşkilatının halka kapalı eğlence kültürü olabilir. Ancak bugün mahremiyet kavramından mahrum kalmış toplumumuzda her şeyin uluorta yapılıyor olması akil adamları ve bu toplumun kanaat önderlerini harekete geçirmesi gereken bir durum. Çocukların ruhsal yapısını etkileyecek bu tür eğlenceler, bizim kültürümüz bu diye teşhir edilemez. Hatta bence traji komik bir hal alan yaren şakalarının da bir revize edilmesi gerekiyor. Yani ahi yaran örfünü bu kadar gülünç bir Nejat Uygur tiyatrosuna çevirmenin anlamı yok. Yaranlık, yapmacık, göstermelik, halk oyunu figürlerine dönüştürülmüş bir sahne sanatı değildir. Bunun bir felsefesi var, tasavvufi arka planı var, dini boyutu var. Yaran ile ilgili kitaplarda en bayağı duyguları ifade eden türküler, sanki ahi yaranın kültür ve sanatıymış gibi ortaya saçılmış. Bu kitapları hazırlayanların Yaran teşkilatlarında sorumlu kişiler olması da ayrı bir üzüntü sebebidir. Çankırıda derlenen her şeyi Yaran'a mal etmek doğru değildir.
Yazan: ömer türkoğlu, kebikec1962@yahoo.com
- IP kayıtlı
24.10.2009 - 20:33:06
Çok yer işgal ettim ama son olarak da yorumcu Sayın Zeki Karaboyun'a seslenmek isterim. Lütfen köçek bahsi sizi ve diğer Çankırıları yaralamasın, çünkü köçek möçek değiliz, yalnızca bir zamanlar bizim atalarımız da köçek oynattılar. Diğer taraftan ben internet yazılarımda tarihe mal olmuş olayları ve figürleri övmem de yermem de; sadece tespiti yapar, takdiri ve yorumu okuyucuya bırakırım. Ama bir gün köçekliği tam olarak yazmaya yeltenirsem –ki zannetmiyorum- o zaman tabii ki yorumumu yaparım. Ama şimdiki bilgilerimle övmeyeceğimi de belirteyim.
Biraz hızlı yazdığım için varsa imla hatalarının mazur görülmesini istirham ederim.
Selam ve saygılarımla
Yazan: ömer türkoğlu, kebikec1962@yahoo.com
- IP kayıtlı
24.10.2009 - 20:31:38
Merhabalar, Yazınızı okuduktan sonra "acaba yanlış bir cümle mi kurdum?"endişesiyle kendi yazımı tekrar okudum; hayır, yanlış bir cümle ve bana göre yanlış gelecek bir ifade yoktu. Madem anlaşılamadım, daha net yazmaya çalışayım: Yazım köçekliği övmek ya da yermek için yazılmış bir yazı değildir, tarihsel bir vakıa tespitidir. İkincisi günümüzde köçeklik neredeyse kalmadı gibidir. Değişen yaşam koşulları, değişen ahlâk anlayışları, değişen eğlence kültürü köçekliği geçersiz kılmıştır. İşte benim itirazım tam bu noktada başlamıştır ve işi memleketime ve Kastamonu'ya teşmil edenlere tepkidir, övmek ya da sahip çıkmak değil! Geçmişte köçek oynayanlar da, oynatanlar da cinsiyet olarak normal erkektiler; bunun istisnası çok azdır ve hassaten İstanbul'a mahsustur. Lakin bugün birileri köçek oynadığı için eşcinsel muamelesi görmektedir ve işte tam bu noktada cehalet ortaya çıkmaktadır. Yazıma tepki gösterip huylananlar, deyim yerinde ise "at altında buzağı arayanlar" tepkilerini göstermeden önce konuyla ilgili biraz okusaydılar, hiç olmazsa herhangi bir ansiklopedinin ilgili maddesine baksaydılar, onu da geçtim internette bir arama yapsaydılar, geçmişte Anadolu'daki köçekçiliğin eşcinsellikle hiç alakası olmadığını görecektiler! Neden mi? İşte cevabı; Ana Britannica, cilt: 13, sayfa: 570, Köçek Maddesi:"Eski düğün ve eğlencelerde çalgı eşliğinde oynamayı meslek edinmiş erkek." Demek ki köçekler eskiden varmış, bu bir, ikincisi düğün ve eğlencelerde oynayan erkeklermiş bu iki; kadın elbisesi giymeleri zorunlu değilmiş bu da üç! Şimdi eşcinsellik bunun neresinde? Ama Anadolu'a, özellikle kozmopolit olmayan bölgelerde yani kadının çarşıda, pazarda, sokakta gelişi güzel görünmediği yerlerde, -yukarıdaki ansiklopedinin ilgili maddesinin yazdığı şekliyle "orta ve batı Anadolu ile Batı Karadeniz'de kadın oynatılamayan eğlenceler kadın kılıklı erkekler oynarlardı. Diğer taraftan İstanbul'da ise köçekler adeta süslenirler ve başta saray olmak üzere birçok mekânda oyunlarını sergilerlerlerdi. Yani yazımın özü ;yukarıda yazdığım veçhile- köçeklik tarihsel bir vakadır. Eşcinsellikle ilgisi yoktur, bugün kalmamıştır, birilerinin canlandırmaya, popüler kültüre monte etmeye çalışması nafiledir, boştur. Kaldı ki bu gerçekleşse bile beni hiç ilgilendirmemektedir. Yazıya vesile olan sorunum ise bunun memleketime teşmil edilmesidir, buna itirazım vardır. Zira bu işi para kazanmak maksadıyla yapan Çankırılı birini ne duydum, ne okudum ne de herhangi bir kayıtta rastladım. Sondan bir önce olarak; aman köçeği zenne ile karıştırmayın derim. Çünkü başta orta oyunu olmak üzere eski zamanların birçok eğlencesinde kadın tipi onlar tarafından temsil edilirdi ve hakikaten kimisi peruk takar, kimisi ise bazen yüzüne makyaj bile yapardı.
Yazan: Zeki Karaboyun,
- IP kayıtlı
24.10.2009 - 14:18:29
Ömer Beyin yazısını da okudum. Köçekliği neredeyse methedecek. Köçeklik işleri Çankırılı olarak beni yaralıyor. Ne yapalım köçeklik var demek yakışmaz. Bence heryerde bu türlü işleri sürekli olarak kötülemeliyiz. Çoluk çocuğumuza kötü örnek olmadığını kim iddia edebilir.
Yazan: isok_
- IP kayıtlı
24.10.2009 - 12:18:54
Necati bey başlığı okuyunca yine devletimize,ordumuza, Atatürke ve Türklüğe laf sokan bunları eleştiren bir yazı yazdığını düşünmüştüm günahınızı almışım özür dilerim yazınız gerçekten de köçeklerle ilgiliymiş ne deyim en büyük köçekler siyasilerdir onlar olmasa şimdi bu durumlarda olmazdık gibime geliyor.