Sahi, Selamün Aleyküm dediğinizde, bazı insanlar size niçin uzaylı veya turist görmüş gibi öylece bakarlar? Hayatlarında ilk kez mi duymuşlardır?
Her ne hikmetse, Amerikalı’nın İngiliz’in Hi’ını, Hello’sunu, duyduğunda şaşkınlık göstermez, yüzlerini buruşturmaz, hatta gereğinden fazla ilgi bile gösterirler, “Selamün Aleyküm” diyerek selamlandığınızda rahatsız olurlar! Kerhen bir “Aleyküm Selam” yerine, kuru bir merhaba ile tenezzül buyururlar… Bir selamın gericilik veya modernliğin parolası gibi algılandığı başka bir memleket daha var mı acaba ? Her şey bir yana; Müslümanların yaşadığı bir ülkede yaşanıyor bu komedi! Hani yüzde doksandokuz nokta dokuzunun (ne sebeple ölçülüyorsa!) Müslüman olduğunun ha bire tekrarlanıp durulduğu bu ülkede… Bu ülkede doğmuş, bu ülkede büyümüş insanların kendi insanına, kendi kültürüne ait bir selamlaşmaya bu kadar karşı olmasına ve inatla direnmesine nasıl anlam vereceğiz? Hoşgörü de bu toprakların, dinimizin güzel erdemlerinden biri değil mi? Bir de sadece kılığından kıyafetinden kendilerinden olduğunu kestirdikleriyle usulünce selamlaşan kardeşlerimiz var. Yıllar önce henüz yeni örtündüğüm günlerde, yıllardır oturduğum, doğup büyüdüğüm sokakta yaşayan bir çok komşu birden bire bana selam vermeye başladıklarında şaşırmıştım açıkçası. Kesinlikle olması gereken buydu fakat bir gün öncesine kadar bana selam vermemiş olmamaları, beni bir selama layık bulmamaları da incitmişti beni. Kimileri de var ki; girdiği mekâna göre diline bir ayar çekip selamlaşıyor bu da ayrı bir komedi. Banka, hastane, pastane gibi mekânlara girince “Merhaba, iyi günler” diyor , cami civarında bir hacı amcanın işlettiği bakkala girdiklerinde ‘Selamün Aleyküm’ diyorlar. Bir çeşit selamubukalemunlar… Selamımız etiketimiz olmuş vesselam. Kimileri için ağzımızdan çıkan şekliyle kaçırılmaz bir fırsat. Aman Yarabbi! Pek modern kişilere Selamün Aleyküm mü dediniz? Eyvah ! Gerici olduğunuzu ele verdiniz gitti. Anında etiketliyorlar sizi. Daha geçen günlerde ABD Başkanı Obama, Türkiye Başbakanını “Selamün Aleyküm” sözleriyle selamladığı için, “eksenimiz kaydı” endişesiyle kalp krizi geçiriyordu bazı köşe yazarlarımız. Ekseni epey kaymış(!) köşe yazarlarına göre aslında bunlar normal tepkiler elbette… Hay Allah! Sadece bir selam vermekti maksadım, selam üzerine bir gevezeliğe dönüştü… Açılımın hepimizi heyecanlandırdığı, hayli duygusallaştırdığı, hassaslaştırdığı şu günlerde net bir açılım yapan Habertaraf’ın digital sayfalarında görüşeceğiz bundan böyle. İnşallah hayırlı olur. Yazı uzun göründü belki ama, aslına bakarsanız bu yazı sadece iki kelimeden ibaret. ( Umarım etiket takıntınız yoktur. ) “Selamün Aleyküm!”