logo

16 Temmuz 2018

15 Temmuzu unutmak

ali taş yazılarıGünler aylar ve yıllar geçtikçe atlattığımız tehlikenin boyutunu daha iyi görüyor ve anlıyoruz. Hain darbenin başarısızlığa uğramasına sadece bizdekiler değil, darbenin arkasında ki dış güçlerde hala anlamış değil.

Çünkü onlar hep bu tür hareketlerin verdiği zaferlere alışmışlardı ve sonuçları ezberlemişlerdi. 15 Temmuz 2016’da İlk defa hayal kırıklığına uğradılar. Ezberleri bozuldu,  hayal kırıklıkları o günden bu güne devam ediyor.

ABD 15 Temmuz’dan beri Ortadoğu’da mevzi kaybetmeye devam ediyor. Kaybetmeye de devam edecek. ABD’nin politikası sömürdüğü devletleri krallar veya tayin edilmiş devlet başkanı zalimlerle idare etmektir. Halk onlar için pek önemsenmezdi, ta ki 15 Temmuza kadar.

15 Temmuz direnişi bölge halkları için tam anlamıyla “Dip dalgası” etkisi yarattı. Kağıt üzerinde yapılan planlar yırtılıp atıldı. Emperyalistler 1.Düya savaşından sonra ilk defa mağlubiyeti tattılar. Türkiye’nin Suriye’de elde ettiği başarı, Kuzey Irakta ve Ülke içinde terör örgütüne indirilen darbelerin başlangıcı 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesidir.

Peki her şey bitti mi? Elbette hayır. Belki de daha işin başındayız. En ufak ihmal gevşeklik şimdiye kadar elde edilen başarıları da alır götürür. FETÖ örgütünü “Pensilvanya da ki sapkın adam idare ediyor” diye bir yanılgıya düşersek, çok ama çok yanılmış oluruz. Çünkü örgütü CİA bizzat idare edip yönetmektedir.

Özellikle TSK içinden daha yeni on binlerce FETÖ’cü nün ihraç edildiğini düşünürsek, darbenin bir numaralı sanığı Adil Öksüz’ü yakalamakla görevli ekibin de FETÖ üyesi olduklarının ortaya çıktığını hesap edersek, aslında işin daha başında olduğumuzu kabul etmemiz gerekir.

Şimdiye kadar yapılan ihraçlarda meydana gelen hatalar, ve bu hataların hala giderilmemiş olması da örgütün hala çok faal olduğunun delilidir.

Yeni yapılan genel seçimlerde bile, iki parti haricinde örgütle mücadeleyi programına alan ve açık açık bunu ilan eden partilerin olmaması da çok dikkate şayandır. Cezaevinde bulunan kanlı darbeciler bile mevcut iktidarın düşmesi halinde tahliye olacaklarına öylesine kendilerini inandırmışlardır ki, maalesef bu konuda haksız sayılmazlar da. Çünkü darbecilerin arkasında yurt içinde ve yurt dışında hala siyasi güç bulunmaktadır.

Bütün bu olumsuzluklarla mücadelenin tek şartı, 15 Temmuz 2016 gününü ve o gün olanları unutmamaktır. O gün yapılan kanlı ayaklanmayı sulandırmak isteyenlere fırsat vermemektir. Tek dezavantajımız hafızamız ve yufka yüreğimizdir.

Muhalefetin 15 Temmuzu değil de, darbeyi savuşturmak için alınan tedbirlerin tarihi olan 20 Temmuzu “Darbe olarak” tanımlamasının tek amacı 15 Temmuz vahşetini sulandırmak ve unutturmaktır.

Bu çirkinlik ve hainlikle mücadelenin olmazsa olmazı, o gün yaşananları sürekli hatırlatmaktır. Şehitlerimizi gazilerimizi anmak, onların yaptığı kahramanlıkları gelecek kuşaklara aktarmaktır. Bu iş için yazarlarımıza, romancılarımıza, ressamlarımıza, gazetelerimize ve film sektörüne oldukça iş düşmektedir.

Aksi takdirde bu hain kanlı darbeyi unutturmak, sulandırmak isteyen hainler ve düşmanlar ellerinde ki sonsuz imkanlarla bu ihaneti başarma gücüne ve kabiliyetine sahiptirler.

15 Temmuzu unutmakla, bağımsızlığımızı unutmak eş anlamlıdır.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

beylikdüzü escort