logo

pendik escort buca escort
02 Nisan 2018

Afrin zaferi

alitasAtalarımızın “Zor oyunu bozar” sözü bir kere daha gerçek oldu. Afrin harekatı ve zaferi, Türkiyenin ve bölgenin geleceğini etkilemesi bakımından tarihte önemli bir yer tutacaktır. Bu zaferin kazanılmasında Ordumuz ve Hariciyemiz önemli rol üstlenmiştir. Mehmetçik tarihten gelen cesaretini göstermiş, Hariciyemizde diplomasiyle Mehmetçiğe yapılan “Sivil katliam” iftirasını boşa çıkartmıştır.

Her şey ABD’nin niyetini açık oynamasıyla başlamıştı. ABD ve liderlik ettiği Batı emperyalizmi dünyanın en kanlı örgütü olan PKK’yı daima desteklemiş olmasına rağmen, Suriye olayına kadar bu ilişki hep reddedilmiş, saf ayağına yatılmıştı.

Suriye’de iç savaşın başlamasıyla ABD’nin PKK planı revize edilmiş ve kartlar açılmıştı. Önce acemilik ve ukalalık öne çıkartılmış, PKK’nın üzeri PYD/YPG boyasıyla boyanmıştı. Sonrasında Kandildeki ayılar kış uykusundan uyandırılmış, çözüm süreci sonlandırılmıştı.

Ara maksat Suriye’nin kuzeyinde bir terör devleti oluşturmak ve bir koridorla oluşacak terör devletini Akdeniz’le buluşturulup, enerji kaynaklarıyla kendilerinin ve terörün semirtilmesiydi. Ana maksat ise güçlenen Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak ve frenlemekti.

FETÖ darbesiyle bu hain emeli kolaylaştırmak için bir adım atıldı. Fakat her oyunu görüp bozan Allah’ın yardımıyla ABD planı ilk darbeyi 15 Temmuzda yemiş oldu. 15 Temmuz Türk milletine bir aşı etkisi yaptı, ABD’ye karşı başta Ordumuz olmak üzere tüm Devlet erki teyakkuza geçti. Çünkü 15 Temmuzdan sonra uyumak gaflet ve ihanet olurdu.

Tarihsel karakterimizde hep bu vardır. “Bıçak kemiğe dayanmayınca” ayağa kalkmayız. Ama ayağa kalktıktan sonra da kimse bizi tutamaz. Erzurum’a kadar gelmiş olan Rus ordusunu Nene hatunun öncülüğünde kazma kürekle bozguna uğratmış lığımız bile vardır.

Nene hatun örneğini mahsus verdim. Afrin zaferinde Ordumuzun başarılı savaş taktikleri yanında, en modern silahları kullanması, hatta Dünya’da ilk defa kullanması önemli etken olmuştur. Mehmetçik ve ÖSO, ABD’nin aylarca tırlar dolusu silahla donattığı, Fransa’nın teknolojik ve malzeme yardımlarıyla desteklediği terör örgütüne ağır kayıplar verdirilmiştir.

Nene hatun cesareti, Seyit Onbaşı imanı, modern silahlarla desteklendiğinde neler olacağını Ordumuz dost ve düşmana göstermiştir.

Afrin zaferi, etkisini çabuk göstermiş ve göstermeye devam etmektedir. ABD’de alışık olmadık şekilde istifalar ve yeni atamalar oluşmuş, Suriye’den çekilmek bile konuşulmaya başlanmıştır. ABD’de en büyük değişiklik ise tehditvari açıklamaların son bulmasıdır.

Afrin zaferinden düşmanlar kadar millet olarak ta dersler çıkartmak zorundayız.1960 darbesinden beri ordumuzun içine giren cuntacılık virüsü 2002’den beri değişik fasılalarla etkisizleşmeye başlamış, nihayet 15 Temmuzda sadece FETÖ örgütü değil Ordu’da ki cuntacılık hastalığı da ciddi darbe yemiştir. Afrin zaferinde ve terör örgütüne son yıllarda vurulan darbelerde Ordu içinde ki darbecilerin sinmiş olmasının önemli payı vardır.

Bu başarıda Hulusi Akar ve ekibinin payı çok fazladır. Hulusi Paşa hem demokrasiye bağlı kalmış hem de yürüttüğü askeri harekatlarla üzerinde ki üniformanın hakkını fazlasıyla vermiştir.

Bu durumu açıklamak için yakın tarihte yer alan acı bir olayı hatırlatmak isterim. 1967 Yılında Kıbrıs yine karışıktır. Yunanlıların desteklediği Rum çeteler azmış cinayet üstüne cinayetler işlenmektedir. Durumun vahametini anlayan Demirel hükümeti olağanüstü toplanır ve Kıbrıs’a müdahale kararı alır. Bakanlar kuruluna ara verilir ve Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet komutanları Bakanlar kuruluna davet edilir.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Cemal Tural’dır. Tural paşa 27 Mayısın getirdiği havayı devam ettiren, arada sırada postaneleri bile denetleyen sert bir komutandır.

Davet üzerine Komuta heyetiyle birlikte Bakanlar kuruluna girer ve sert bir topuk selamıyla Bakanlar kurulunu selamlar. Konuyu önceden bildiği içinde, emir verildiği takdirde Kıbrıs’a harekata hazır olduğunu belirtir.

Bakanlar paşanın bu tavrı karşısında sevinç gözyaşı dökerler, bir birlerine sarılırlar. Heyecan geçtikten sonra. Başbakan Demirel harekat için çıkartma gemilerinin durumunu sorar. Tural, çıkartma gemilerinin olmadığını, bu işi araba ve yolcu vapurlarıyla halletmeyi düşündüğünü açıklar. Bakanlar kurulunda ki sevinç kısa zamanda yerini üzüntü ve sessizliğe bırakır.

Çünkü paşanın kafasında o güne kadar savaş yoktur, o sadece 27 Mayıs gibi bir darbeyi bir kere daha nasıl yapacağını ve Cumhurbaşkanı olmanın hayaliyle yaşamaktadır.

Demirel o gün emrini verir ve TSK tersanelerinde çıkartma gemilerinin inşasına başlanır. 1974 Kıbrıs çıkartmasında kullanılan çıkartma gemileri o gün verilen direktif üzerine yapılanlardır. Cemal Tural’da o toplantıdan kısa bir süre sonra emekliye sevk edilir.

Afrin zaferinin kazanılmasında Ordumuzun siyasetten arınması ve sadece görevini düşünmesinin payı göz ardı edilmemelidir. Hulusi Paşa ve komuta heyeti Milletin seçtiği Hükümetle uyumlu çalışmakta ve emrinde ki Ordusunu, asıl görevi olan yurt savunması için hazırlamaktadır.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

beylikdüzü escort