logo

AK PARTİ’ye Mektup

AHMETCANBAZ AK PARTİ’YE MEKTUP
Ak parti yıllar önce yola, maddi, manevî mağdur edilmiş insanların dua ve destekleriyle çıktı. Önce plan ve projelerini, sonra hangi kaynaklarla işin üstesinden geleceğini kanıtladı.
Yapamayacağı sözü oy kazanma uğruna vermedi. Fakat Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, son dönemlerde çoğu meselelerde ya yanıltıldı veya yalnız bırakıldı.
İç, dış oyunlarla uğraşmaktan etrafını göremez hâle getirildi.
Ak parti; Cumhuriyetle Osmanlıyı birleştirecek, müslüman coğrafyasının, mazlum milletlerin ümidi, onların dertlerine merhem olacak derken, bu düşüş bu coğrafyayı korkutmuştur..
Biz acil olarak Ak Parti’nin kendine dönmesini bekliyor, bu filizlenen tomurcukların yok olmasını istemiyoruz. Peki bu gel git oylar ne demek istedi?
Bu düşüşün iki nedeni var, birisi yanar döner oylar. zaman durum ve çıkara göre değişkenlik gösteren oylar, bu her partide vardır.
Fakat ben daha geniş bir zaviyeden bu işin temelinde yatan, ikinci sebepleri analiz etmeye çalışacağım.
1- Cumhurbaşkanımızın, Kelli felli önemli okullardan mezun, donanımlı, arabalı, yazlıklı, kışlıklı Danışmanlara elbette ihtiyaçları vardır. Asıl danışmanlar tabana, halka yakın olan, tabana doğrudan açık, etrafını saran çemberi kırabilecek, direk halka kulak olan antenleri halka çevrilmiş, Bakkal, öğrenci, esnaf, memur, çöpçü gibi, İETT ye binen, çarşı pazarı tanıyan, insanlardan da istifade edecegi danışmanlara da ihtiyacı vardır. Unutmayalım bir siteyi en iyi tanıyan kapıcılar dır. Sokakları en iyi bilen postacılar veya cöpcülerdir. (Halk seslerini Cumhurbaşkanımıza aradaki parazitler nedeniyle ulaştıramadıklarını dillendiriyorlar. Teşkilatın içinde tabana, halka, vatandaşa efelenen, gemiyi kemirenlerin hemen ayıklamasını istiyorlar.)
2- 18 yaşın seçilme yaşı da bir yanlış çalışmadır. Neden? Biz Fatih leri yetiştiremedik ki, onlardan Bizans’ı almalarını bekliyelim. Bu gün imam-hatip öğrencileride dahil, gençlik %90 uçurumun kenarında, Mehmet Akif’in -Necip Fazıl’ın – Sezai Karakoçun hayali olan gençliği yetiştiremedik. Gençlik hızla, kendisine maddi hayaller sunan, her türlü günaha götüren yolu mübah gösteren, Kur’an ve sünnet ten uzak, sapık ideolojilere kayıyor. Gençlimizin manevî boşluğunu dolduracak politikalarımız yeterli değil, olmamıştırda. (Bu konu üzerinde ciddi Kafa yormalıyız, Cumhurbaşkanımızda doğru bilğilendirilmelidir.) Bu gün gençlik kafe, bar, eğlence gibi nahoş, boş esrar, eroin sapkın akımların bol olduğu yerlere kayıyor. Bu genç oylarda daha çok özgürlük adı altında CHP ve HDP ye yarıyor. (Burda MHP de kendini sogulamalı, neden o eski dindar ülkücü gençlik yetişmiyor diye? (Milli eğitimde Risale-i Nur lardan, gençliğin kurtuluşuyla alakalı recetelerden, işin erbabına sorarak istifade edebilir. Dini kanaat önderleri korunmalı, görüşleri onlarında alınmalı dır.) (Bu arada diyanet nerde? şu televizyondaki sünnetsiz ve suya sabuna dokunmayan diyanet hocalarına da bir çeki düzen vermek lazım.)
3- Ak Parti’nin ilk politikası, devletin küçülmesi, hantal yapıdan kurtulması yönündeydi. Devletin giderleri, kamu yönetiminde ki kişilerin harcama, depdebe ve havası kontrol altına alınmalıdır. Onun, bunun adamı gibi kişilerle yola çıkılmamalıdır. Bakan, milletvekili, belediye başkanları hatta tüm seçilmiş ve kamu çalışanları vali, kaymakam gibi koltuklara gömülmemeli, halkın içinde hakla beraber olmalıdırlar. Burnu yukarda olanlar, halktan kopanlar o makamlardan da koparılmalıdırlar. Makam araçları sınırlandırılmalı, Aile, akraba, dost yandaş gibi kişilere “devletin malı deniz yemeyen keriz” kabilinden ayrıcalık yapılmamalıdır. Belediye ihalelerine, farklı çalışmalara farklı insan, şirket ve kuruluşların girmesi de sağlanmalı ki, böylece çok seslilik ve yeni iş kapıları da açılmış olacaktır. Eskiden olduğu gibi, bu günlerdede kamuda, bugün git yarın gel, memurları oluşmaya başlmıştır. Devletin isteklerini uyguluyormuş gibi yapan, fırsat buldukça devletine çelme takan, yanar döner bürokratlar temizlenmelidir. (Devlet dairelerinin her kesimi sivil tarafsız kişilerce zaman zaman izlenmeli, doğru bilgiler görsel ve şahitleriyle Cumhurbaşkanına sunulmalıdır.)
4- FETÖ ile mücadelede sınıfta kaldık, ibadet kısmı dediklerini cezalandırırken, kurunun yanında çok yaşlar yandı. Yargılanıp bir şey bulunamıyanlar işsiz güçsüz CHP ye yem oldular. Anne babalarda onlara bakıp yanlış gemiye bindiler. En azından mahkemesi bitenler veya iftiraya uğrayanlar işine iade edilmeli, devletin ve mahkemelerin elinde ciddi delil olanlar hızla cezalandırılmalıdır. FETÖ ile bağlantısı olmayan hemen hemen hiç bir insan yok gibidir. Bu insanlar maddi manevî mecburi sebepler okul, yurt, uygun kredi, sıkıntıları sebebiyle mutlaka yolları az çok onlarla kesişmiştir. Başta bir çok siyasilerin çocuklarıda bu okul veya dershanelerden geçmişlerdir. Bu işi tereyağından kıl çeker gibi hızlı ve kati delillerle dal budak salmadan, yaşları ayırarak bitirebilmeliydik.
5- Ak parti, yine kendilerine (haklı olarak) maddi manevî destek verdiği bazı dinî cemaat’ların (Süleymancı’lar) oylarının kendilerine neden gelmediğini de iyi analiz etmeli. İnançlı insanlar eskiden “ehveni şer” dedikleri partilere oy verirken bu gün ezanı geçmişte onyedi yıl yasaklayan CHP oy verme sebepleri iyi analiz edilmelidir.
6- 3600 ek gösterge polislere defaatle dillendirildi verilen sözler yerine getirimedi, getirilmediği gibi öğretmen, hemşire gibi yerlerede söz verildi. En azından kademe kademe verilir veya eskiden olduğu gibi sözün yerine getirilememe sebebi nedenleri anlatılırdı. Etrafimda çok emekli polisin bu konuda dert yandığını, seçimlerde boş oy kullandıklarını veya sandıklara gitmediklerini biliyorum. ( Ak parti söz partisidir, verdiği sözü tutardı diyorlar.)
7- Emeklilikte Yaşa Takılan kişilerde mağdur olduklarını (evet bu suç ak Parti’nin değil) ama ancak derdimize çözüm onlar bulabilirlerdi diye feryat ediyorlar. Diğer bir konuda ilk okul mezunları, emeklisine az kalan, özellikle kırk yaşı geçmiş olanlar veya çalışma mecburiyetinde olanlar bütün kapılar dan geriye çevriliyorlar. Acil bu işe çözüm bekliyorlar. Yine kirada veya çocuk okutan emeklikerde iş bulmakta zorlanıyorlar. (Belediye veya özel şirketler basit yerlerde meslek ve beceri gerektirmeyen, tuvaletler, güvenlik gibi yerlerde gençler çalışıyor, oysa gençler daha aktif işlere kaydırılıp, buralarda olgun insanlardan istifade edilebilinir.)
8- Melih Gökçek- Kadir Toptaş gibi siyasilerin ciddi bir eksiklik veya kusur varsa açıklanmalıydı. Yangından mal kaçırır gibi “evlat veya damatlarının suçları” varsa? nedeniyle onlar cezalandırılmamalıydı. (Halk onlara danışmanlık veya başka alanlarda görev verilerek birikimleri den istifade edilebilinir di.En azından Gökçek’in oğlu Ankara’da bir belediyeden aday gösterilebilinirdi diyorlar.. parti içi ve dışı Küskünlerin de küsme nedenleri iyi arastırılmalıdır.) 8- Sağ muhalet partileriyle görüş alışverişinde bulunmak önemli, onları başka yerlere kaptırmamak için ciddi görüşmeler yapılmalı ortaya ortak bir yol haritası çıkarılmalıydı.
9- Diğer bir konuda insanlar fikir ve düşünce lerini her türlü ortamlarda dile getirmeli, örneğin komünist partisi HDP gibi partide kurumalı kuruluyorda, amma velakin eline silah almış, PKK – FETÖ gibi örgütlerle aralarına mesafe koymayanlar, özellikle meclisten, her alandan tecrit edilmeli, derhal ceza almalıdırlar. Örnegin PKK ya arkamı dayadim diyen siyasetçi olmamalı, bu konularda kanunlar yenilenmeli, hukuk adamlarımızda hızlı davranmalıdırlar. Siyasiler Teröre karşı aralarına mesafe koyma mecburiyetindedirler. Şehit ve gaziler bu konuda çok muzdaripler. (Son seçimlerdeki çocuk katili Öcalan’ın mektubununda son anda ortaya çıkması kafaları karıştırmış Ak Parti’ye oy kaybettirmiştir.)
10- Milletvekili ve belediye seçimlerinde Adayları belirlerken bölgesel dengeleri dikkate almak gerekiyor.
11- Seçilmişlere veya adaylara Dürüst müsün diye sorulduğunda, sağına ve soluna bakmadan dürüstlüklerini haykırabilmeli, malvarlıkların da ve yaşamlarında şeffaf olmalalıdırlar.
12- Ak Parti’ye oy vermeyenleri kazanmak adina oy verenlerin sorunları, fikirleri dinlenmeden dava ile alakasi olmayanların, iş basina getirilmeleride, incinmelere neden olmuştur.
13- İmar affı, kentsel dönüşüm gibi mevzulardada halkın ciddi sorunları var. Kendilerine cevap verecek merci bulmakta zorlanıyorlar. Bir takım çalışmalar aflar güzel ama, bu çalışmalar halkın sorunları dinlenmeden yamalı bohça gibi günü kurtarmaya yarıyor. Çoğu gece kondu önleme bölgelerinde beş kat yapılması gereken yerlere müteahhitler belediyelerin göz yumması sonrası, kooplar on kat yapmışlar. Veya imar yolun bir tarafına on kat diğer tarafına beş kat imar vermiş. Bu insanlar imar barışındanda faydalanmışlar, buna rağmen evleri yıkılınca garantileri Yok, paraları yok 17 yıldır dertlerini dinleyen yok gelgitler yaşıyorlar. (Bazı yerlerde geçmişte bu yapılar yapılırken Ak parti belediyelerinin olduğu görülmektedir.)
Kısacası yukarıdaki maddeler kaybedilen oyların sadece bir kısmının analizidir.
YERLİ VE MİLLİ İHA yetmedi SİHA’ larda yapıldı.
Alman lisanslı G3 yerine, yerli üretim MPT-76 yapıldı. KİRPİ , KOBRA , AKILLI BOMBALAR yapıldı. Uçaklara YERLİ YAZILIM yüklendi. 57’lik havan için Abd’ye el açarken, şimdi KAAN , GEZGİN ve BORALAR ürettildi.
Koca koca GEMİLER inşaa edildi.
Savunma Sanayiinde %15 olan yerlilik oranı (postal ve elbiseydi) teknik ekipman ağırlıklı olmak üzere %65’e çıktı. Deniz Kuvvetlerinde bu oran %85 oldu. Yine özürlü, hasta bakımları vs Bunlar saymakla bitmez.
Burda bizim sorunların iyi analiz edilerek 2023 istikametine fire vermeden giderken bu hizmetlerin devamından yana.
Bu zamanda kim Mevlana gibi, “Ne olursan ol yine gel” deyip aynı çatı altında Rabia gibi tutmayı başarabilirse, kazanan o olacaktır.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

beylikdüzü escort