logo

Analar ağlamasın

AHMETCANBAZ
Ağlarsa Anam ağlar, gerisi yalan ağlar, demişler..
“Analar ağlamasın”
Bizim ülkemizde hep analar ağlar, şehit, gazi, polis, asker ve garibin anası ağlar.
Siz hiç gördünüz mü kelli felli insanların, görkemli siyasilerin, para babalarının yetiştirdiği evlatların, analarının ağladıklarını.?  “Ağlamaz çünkü onlar bir şekilde korunaklıdırlar”..
           “Biz hiç kimsenin, hele anaların ağlamasını asla istemeyiz.”
Birde korkunç PKK eliyle yapılan katliamlar nedeniyle ve yine çocuk yaşta kaçırılan evlatların ağlayan anneleri vardır.
Yine bu katiller tarafından, Kurşunlanan, eli, ayağı, başı kesilen, bin bir işkenceyle öldürülen çoluk, çocuk  ve kadınların ağlayan anneleri vardır.
Ben şahsen Diyarbakır daki annelerin hayat hikayelerini, uzaktan dinlerken göz yaşlarına boğuldum, nefesim kesildi, tüylerim diken diken oldu. Biri dağda biri mezarda biri hapiste, biri meçhul. Yine ağlayan analar.
Yıllardır O katliamlara, o vahşetlere maruz kalan şehit ve gazilerin, geride yaşayan anaların, babaların ve çocukların acıları ise tarif edilemez. “Sözün bittiği yerdir” işte orası.
Ama önce suçlu yine biziz. Çocukları şehit olan biz, gazi biz, korkutulan biz, sindirilen biz, aldanan biz, çocukları kaçırılan biz, fedakarlık eden biz, çalışan biz, vergi veren biz, biz, biz, biz..
Ölüm bahasınada olsa, insan hak ve hakikat karşısında susmamalı, cicili bicili boş, basit söylemlerin içi boş vaadlerin asla kölesi olmamalıdır. Bugünü kurtarmayı değil asırlık düşünmelidir.
Bunun içinde insanın güçlü devletlere, yöneticilere ihtiyacı vardır. Buda ancak darbeler, komplolar, terör karşısında liderine yöneticilerine sahip çıkmakla olur.
Çıkıldığı yerlerde olmuştur, fakat bu devam ister, sadakat ister, sabır ister, fedakarlık ister. Allah korusun devlet işleri boşluk götürmez bir anda her şey tersine döner..
Bizde tam tersi olmuştur. Merhum Menderes’i ve arkadaşlarını koruyamadık, merhum demokrasi aşığı Turgut Özal’a sahip çıkamadık. Erbakan hoca ölünce kıymete bindi. Çok çabuk dolmuşa gelen kaygan zeminde dünü unutan  bir millet olduk çıktık.
Biz sırtımızı PKK PYD ye dayadık diyen sözde siyasiler, Teröristler, saldırdıkları ve öldürdükleri askerlerin ve yine dağa kaçırdıkları çocukların bir anaları olduğunu bilmiyorlar mı?
Bir başka şey de; 14 15 yaşında Diyarbakır’da veya başka yerlerde göz göre göre çocuklar, küçük kızlar piknik yapma pahanesi veya cazip bir takım şeylerle zorla kaçırılıyor, terörist olarak yetiştiriliyor. Kaçırılan bu çocukların bir anası yok mu?
Sağır sultanın bile bildiği ve malum Parti’nin adamlarının her yerde itiraf ettikleri bu ifadeler, bir suç ve suça iştirak değil mi?
Peki, Devlet savcı ve hakimlerimiz, ne yapıyorlar : “Hiç”
En ufak olay ve hadisede sokakları yaşanmaz hale getiren demokrasi dernekleri, kadın dernekleri, insan hakları, doğa hayranları, hayvan hakları savunucuları, yazar, çizerler, sanatçılar ve STK lar neredeler?
Kaçırılan çocuk, kız,insan bu kadar mı değersiz?
Nihayet uyanan cesaretli “Analar” işe el koymuş durumdalar. kaçırılan çocukların anaları, babaları, kardeşleri meydanları dolduruyorlar.

Artık evladını askere  gönderen analar her kapı çaldığında eyvah demek istemiyor. Her telefon sesinde yüreğim cız etmesin istiyor.

Bir başka haber !!  Bakan Çavuşoğlu'ndan önemli açıklama

Vay Anaların toplandıkları yer Uygun değilmiş, geçin onları, bu işler ama, mış, muş la olmaz. Herkes bu taşın altına elini amasız, fakatsız koymak zorundadır.

Haydi Türkiye’m başarabilirİz, yapabiliriz. Artık tahammül yok dur deme zamanı,  anaların yaşını dindirme, göz yaşlarını silme zamanı..
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

beylikdüzü escort